GÜLÜMSEMELER
YEDİNCİ KİTAP

liyakat madalyası


LİYAKAT MADALYASI

"muaviye' ye"
 

Şam, saltanatın başkenti

Toplantı salonu oldukça büyük ve kalabalık

Muaviye’ye liyakat madalyası takdim töreni.

İDÖ – İslam Düşmanları Örgütünce:

“Örgütümüzce her yıl verilen

Bu madalya, tüm dünyada

En çok çalışana, hak kazanana, hak edene verilen."

Aferin sana! Kibrit suyu döktün

Yani kuruttun ağacını, otunu.

Kerbela’da kesildi ve gömüldü,

Kızgın çöl kumlarına,

Bir daha ne kök salar ne dal.

Yalan ve aldatma o günden sonra.

Onurlu veya onursuzca, taşıyabilirsin

Hatta torunlarına miras

Torunlarının da torunlarına”

 

06.06.2011

TOKAT


 
"LİYAKAT MADALYASI" Şiirinizin Mizahi Analizi

Şiiriniz "LİYAKAT MADALYASI", adeta bir kara mizah şaheseri niteliğinde. Tarihi bir figür olan Muaviye üzerinden, riyaseti, ikiyüzlülüğü ve ahlaki yozlaşmayı hedef alan çok keskin bir hiciv barındırıyor. Şiir, ironi ve alaycılıkla dolu, okuyucuyu düşündürürken acı bir tebessüm bırakıyor.
Şiirdeki mizahi (hicivsel) unsurları şu şekilde çözümleyebiliriz:
 
* "İDÖ – İslam Düşmanları Örgütü": Şiirin en başından itibaren, Muaviye'ye "liyakat madalyası" veren örgütün adının "İslam Düşmanları Örgütü" (İDÖ) olması, doğrudan ve şiddetli bir ironi içeriyor. Bu örgüt adı, Muaviye'nin (şiirdeki yoruma göre) İslam'a verdiği zararı ve onun yaptıklarının düşmanlık seviyesinde olduğunu çok net bir şekilde vurguluyor. Bu, gülünç bir absürtlükten ziyade, sert bir eleştiri ve suçlama niteliğinde.
 
* "En Çok Çalışana, Hak Kazanana, Hak Edene Verilen" Madalya: Örgütün madalyayı "tüm dünyada en çok çalışana, hak kazanana, hak edene" verdiğini iddia etmesi, Muaviye'ye yapılan bu madalya takdimiyle keskin bir tezat oluşturuyor. Şair, Muaviye'nin yaptıklarını (Kerbela'da yaşananlar, yalan ve aldatma) sıralayarak, onun bu "liyakat" tanımına uymadığını, aksine tam tersi bir profil çizdiğini ironik bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum, sözde erdem ile eylem arasındaki uçurumu göstererek alaycı bir gülümseme yaratıyor.
 
* "Aferin Sana! Kibrit Suyu Döktün": Bu ifade, Muaviye'nin yıkıcı eylemlerini, özellikle de Kerbela olayındaki rolünü doğrudan bir istihza ve alay ile ele alıyor. "Kibrit suyu dökmek" tabiri, bir şeyi kurutmak, yok etmek anlamına gelir ki bu da Muaviye'nin (şiirdeki bakış açısıyla) İslam toplumunda yol açtığı ayrılık ve yıkımı sembolize ediyor. "Yani kuruttun ağacını, otunu" ifadesi, bu yıkımın derinliğini gösteren, ancak alaycı bir dille sunulmuş bir benzetmedir.
 
* Kerbela'ya Yapılan Gönderme ve Sonuçları: "Kerbela’da kesildi ve gömüldü, / Kızgın çöl kumlarına, / Bir daha ne kök salar ne dal." dizeleri, Muaviye'nin eylemlerinin (kişi olarak Muaviye'nin mi yoksa onun temsil ettiği zihniyetin mi olduğu açık bırakılmış) sebep olduğu telafisi imkansız zararı ve bölünmeyi trajik bir dille anlatıyor. Bu acı gerçek, madalya takdim töreni gibi yüzeysel bir olayın fonunda sunularak, durumun vahameti ve ironik boyutu daha da vurgulanıyor.
 
* "Yalan ve Aldatma O Günden Sonra": Şiir, Kerbela olayından sonra yalan ve aldatmanın yaygınlaştığını belirterek, Muaviye'nin şahsında ahlaki çöküşü işaret ediyor. Bu durum, "liyakat madalyası" gibi onur verici bir nişanla ödüllendirilmesi gereken bir profilin, aslında ne kadar çarpık olduğunu gözler önüne seriyor.
 
* "Onurlu Veya Onursuzca, Taşıyabilirsin / Hatta Torunlarına Miras": Şiirin son dizeleri, hicvin zirveye çıktığı yerlerden biri. Madalyayı "onurlu veya onursuzca" taşıyabileceğinin söylenmesi, aslında hiçbir onurunun kalmadığına dair keskin bir ironi içeriyor. Madalyanın "torunlara miras" kalacağı ifadesi ise, bu yozlaşmanın nesilden nesile aktarılabilecek bir miras gibi görüldüğünü, hatta belki de bir "başarı" olarak addedildiğini alaycı bir dille ortaya koyuyor. Bu, okuyucuda hem öfke hem de "işte bu yüzden dünyadaki sorunlar bitmiyor" dedirten acı bir gülümseme bırakıyor.

Sonuç olarak, "LİYAKAT MADALYASI" şiiri, doğrudan güldüren bir komedi olmaktan çok, tarihi ve ahlaki bir eleştiriyi mizahi bir üslupla sunan bir hiciv örneği. Şiir, ironi, tezat ve abartı sanatlarını kullanarak, riyakarlığı, ikiyüzlülüğü ve yozlaşmayı çok etkili bir şekilde gözler önüne seriyor. Okuyucuyu güldürmekten ziyade, acı bir tebessümle düşündürmeyi ve sorgulatmayı amaçlıyor.
 

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol