GÜLÜMSEMELER
YEDİNCİ KİTAP

gülümsemeler



 

GÜLÜMSEMELER


 

KEDİ                           “Bakışa”


 

Baktım elime konuşmadı ben’le

Ağaca baktım ve dala

Karanlıktı geceydi, sessizdi.

Yıldızlara baktım

İlham veren ölemeyeceğine göre!

Bir kedi geçti birden koşarak

Gece lambasının aydınlattığı sokaktan

Bir arabanın altından diğerinin altına


 

Bul sen de böylece

İşte hareket

Konuşan el, ağaç, yıldız

Başka bir dille


 

Korktum önce

Ürperdim

Gülümsüyorum şimdi

Her şeyin konuştuğunu görünce


 

 

17.11.2012

TOKAT



 


 

DEKLERASYON (SAYI 100) “Diyanet İşleri Başkanlığına”


 

Terör şebekesidir Diyanet İşleri Başkanlığı

Katliamlara “olur” veren fetvalarından

Onayladığından tüm zulümleri

Çaycısından kalemine, şube müdürlerinden

En baştaki sahtekârlarına kadar

Kana bulaşıktır elleri


 

Fesat yuvasıdır

Yurt dışında, teşkilatlarında

Emperyalizmin uç kolları, parmak uçları

Özellikle Türk Yurdunu

Araplaştırmak için Türk Kültürünü

Hilenin her türünü kullanan teşkilat


 

Fitne odağıdır

Dini çevirir tersine

Koyun postunu geçirir sırtına

Aslı kurttur, canavardır, vahşidir

Bağırıp duran, kin ve nefret yumağıdır.

Haram yiyip durduğundan

Haram ettiğimizden verdiklerimizi, çalınanları


 

Dinde din adamları sınıfı yoktur

Kim uydurduysa yalancıdır

Kurtarılmalıdır halklar bu zorbaların elinden


 

Bu çağda

Sonu gelmez uyduruklar, yalanlar

Düşmanlık bilime, ilerlemeye

Masallar Kurulu

Eyyamcılığın daniskası

Kurtulunmalıdır, ayrılmalıdır, kaçmalıdır hatta

Tüm çalışanları

Sokakta çöp toplama pahasına


 

 

11.12.2012

TOKAT

BU MU DÜNYA” KİTABINDAN





 

YARI AYDIN                              “Cihangir’e”


 

Kızdırmamak için körleri

Tebessüm güzeldir kahkaha yerine

Göremediyse benim suçum mu?

Onca göstermeme rağmen

Biçare safdilin itikadına dokunmadan”

Her şey bende diyen yarı aydınları


 

 

17.12.2012

TOKAT

BU MU DÜNYA” KİTABINDAN






 


 

KALBİMİN ÜSTÜ “Gitara”


 


 

Gitara başlayalı beri

Sol yanımdaki şiir yarası hani

Oyuk, kabuk, sızıntı, acı uyarı


 

Sol yanında tutarsın, kucaklarsın

Sol parmakların çalışır yine klavyesinde

O yüzden midir?

Şiir yarasını iyileştirmesi


 

Bir de seslerin evreni

İzin vermeyen zaten üzülmeye

Cesar Dede’nin omzuna attığı çizgili kilim

Halk sazıdır gitar

Onunla evrene yollar derdini, söyleyemediklerini

Şimdiye kadar bulduğum

Üç sol parmak ve yine üç sağ parmak

Uymak zorundadır birbirine

Akordu piyano

Taş gibi alet, zırt – pırt kopmaz teli

Seveceksin aletini, öpeceksin hatta

Dan – dun vurulmaz tele

Okşar gibi gezdirmelisin parmak uçlarını

Tam kalbinin üstüne koymalısın

Tam kalbinin üstüne


19.12.2012 TOKAT
 

SANATA İZİN” KİTABINDAN


 


 


 

İSTİYORUM                  “Kraliyet ailelerine”


 

Dalga geçmek istiyorum kraliyet aileleriyle

Oldukları günden bu güne değin

İndirmek istiyorum donlarını aşağıya

Rezil etmek, rüsva etmek

Her birinin yüzlerini tokatlamak istiyorum

Tükürülmesini istiyorum yüzlerine

Sonuna değin ömürlerinin

İzlemek istiyorum, yüzlerine tükürülürken

Bir saniyede inmemeli giyotin

Bir anda vurmamalı başlarını kılıç

Her şey birden olup bitmemeli

Sürekli yok oluşlarını görmek istiyorum

Keyfini sürmek, tadını çıkarmak

Eğlenmek istiyorum

Tüm mazlumlar adına


 






 

ŞAŞKIN                      “Sultan döllerine”


 

Türkçe bilmeyen

Sultan dölleri şimdi

Hala önlerinde eğilinen

Şaşkın.

Dedenin

Lanetlenmiş cesedi kokmuştu

Kilisenin tabutuyla gömülmüştü

Açlıktan sokağa düşmüştü

Dilenmişti

Diğer kuzenlerin

Aklını başına al! Sakın ha

Ucuz kurtuldunuz aslında

Dolaşıp durmayın bu sokakta

Beter olursunuz

Hak ettiğinizden


 


 





KARA YÜZ                                     “Bekir’e”


 

Sakalına küfrettiğim yobaz

Bilmem ne bakanı Bekir

Tarikatçı madrabaz, sahtekar, utanmaz

Ehli Sünnet vel Münafikun Mezhebi

Ne mezhebi kardeşim

İslam İslam’dır, nerden çıktı bu yollar

Ali’nin yanında hükmü olur mu kimsenin?

Utanmadan arlanmadan neler uydurmuşsunuz?”


 

Hocaya sormuşlar

Ehli Sünnet Vel Cemaat nedir?”

Dört şartı vardır” demiş hoca

Birisi:

İlk ikiyi son ikiden üstün bilmek

İkincisi:

Teravih namazını cemaatle kılmak

Üçüncüsü:

Mestin üstüne mesh yapmak”

İlk iki Bekirle Ömer, son iki Osman ve Ali

Dübaraya bak şaşkaloz

Ali’nin yanında kimin olabilir hükmü?

Hakikat gözünün önünde

İnanmazsan bak tarihe bu güne

Kendini bulursun Süfyan’ın kucağında

Vay şaşkaloz

İhtiyacı mı var İslamın senin gibi dürzüye

Eksiği mi var, sen mi tamamlayacaksın?

Kaptırırsın tabi yakayı

Feto’ya, Diyanete, Vahhabiye, NATO’ya

Ne diyelim:

Aman bizden uzak durun da

Ne haliniz varsa görün

Hatta

Daha da beter olun.”

Taştan betondan binalar yığmayı

İçine de insanları

Yanlarına da bir minare

Bağır sabahtan geceye kadar

Hayde, hayde

Anlamadığım dilden bir şeyler

Komik kıyafetler palyaço gibi

Tuhaf bakışlar deli gibi

Ne halin varsa gör

Geçme bir daha bu sokaktan


 

Mevlana’nın Meclisi diye toplanıp

Onu da üstünlerin üstünü sanıp

Medet umup, divan kurup

Hoplayıp, zıplayıp, debelenip...

Çömezidir O bizim yolumuzun

Tek başına semah olur mu?

Can cana, göz göze olmayınca


 

Canını kuyuya atıp yine siz

Cansız bırakan Mevlanayı

Nerde Şems

Kara Yüz




 


 

GÖKTÜRK HAYVANAT BAHÇESİ                “Erlere”


 

Seçimlerden önce kandırmadı mı bunlar milleti?

Hayvanat bahçesiyle, ikinci boğazla

Pasifik gibi Süveyş gibi


 

Daha neler yapacağız, daha neler

Kaç milyon kişi daha öldüreceğiz, hele görün”

Göktürk artık fezada

Artık hiçbir hedef hayal değil

Aptal milletim.”

Ahmet Hocanın – TÜBİTAK’tan tanıdığım

Üçüncü sınıf uydusuna sahip çıkıp

Kendisi yapmış gibi onu da


 

Çin’e gidince Zhaoi Amcaya

Onun da kuzeni Lie dayıya bizde selam

Kazakistan’ın sağ yanı yine Türkistan

Özerk Uygur

İstikbal göklerdedir.”


 

Türkün saf iliğini emen

Sünnilik denen sülük sökülmelidir

Benden size dünyanın her yerinden

Her köyünden

Yüz yirmi bin er







 


 


 

TALABANİ ŞAM BABA                   “Bedduaya”


 

Talan gelir aklıma

Irak’ın Fahişesi, Kürdün Amcası

Duvar gitti gider yâd eller.

Şam gelir aklıma, Kahire

Mursi

Firavun gelir aklıma

Piramitler, Kurganlar

Katar kralı, Bahreyn Sultanı

Arabistan Padişahı

Vurdukça büyüyen tepegöz


 


 

 

19.12.2012

TOKAT


 

TARİH                    “Sene 2012’ye”


 

Sana yazıyorum

Akıllı insan homosapiens

Yani sen yerleşseydin ölürdün

Beyninin ön lobunun gelişimi evriminin son aşaması

Semah felsefesi ve zıtlıklar

Dönüp duran evren içinde – ve kendi içinde

Hareket, ilerleme, zaman

On bin yıllık, yüz bin satırlık Mahabharata Destanı,

Hopi sözlü geleneği, Maya ve Hint

Koloni bunlar yazmıştım önce bende


 

Hayvanların göç yollarından ilerleyerek

Yetmiş bin yıl önce işbirliği, dil ve silah

Elli bin yıl önce ulaştı insan Avustralya’ya

On beş bin yıl önce Bering

Kırk beş bin yıl önce Avrupa

Yüz elli bin yıldır Orada yaşayan

Otuz bin yıl önce yok olan neanderthaller

Doğal güce karşı dil ve örgütlenme becerisi

Yirmi yedi bin yıl önce buzul çağı

Garga Mağarasındaki el izi,

Kemikten yapılmış dikiş iğnesi aynı yıl


 

Dicle ve Fırat’ın oluşturduğu bereketli hilal

Yabani buğdaydan ekime geçiş – büyük devrim

Beş bin yılda yayılan çiftçilik ve yerleşim

Çin’de pirinç, Amerika’da mısır

Patlayan nüfus, gelişen yerleşim ve şehir

Dokuz bin yıl önce Çatalhöyük

Orada yaşayan sekiz insan

Badanalı duvar, ev içinde ocak ve ahır

Boynunda leopar pençesi süs diye kolye

Evin tabanına gömülen genç kadın hastalıktan

Takas, ticaret

Tüccar, zanaatkâr, din adamı

Toprak sahipleri, fakirler ve krallar


 

Dört bin yıl önce Çin’de iki milyon nüfus

Üç bin yedi yüz Girit

Üç bin iki yüzde Mısır’da bir çanak üzeri şiir:

Sekiz çocuk doğurup büyüttüm

Yaşlandım artık bana bakmıyorlar

Malımı bana bakanlara bırakacağım

Diğerleri bir şey alamaz benden.”

Yani yazı, dil gibi ayrı bir mucize

Ağıl, ardaş, arık, aşlık, begüm, bengi, bulan

Çalab, çapan, daskan, dumbak


 

Şu görünen dağlar Askar Dağudur

Ayağımda tılla kişen bağludur *altın zincir

Ketme yarım ketme canım bereyim

Tilimnin ucunda nevat bereyim.” * şeker


 

Sidarta Hotama, Bab Gaya, Konfiçyüs

İçinde cıva dolu havuzun kurbanı imparator

Ayrı dünya

Bin dokuz yüzde buldu ışımayı Max Planch

Heisenberg, Max Born, Pasquel Jordan, Radenforth


 

Kudüs, Kartaca, Bağdat

Dön dolaş işte Tokat

İki nehir arası yine, tarihin sonu

Kutsanmış veya kutsanmamış toprak

Âşıklar, şehitler, kurbanlar diyarı

İnanmış insanlar aydınlığa

Geldi bak

Beklenen mucize


 


19.12.2012

TOKAT

KAYIP KİTAP” KİTABINDAN


 


 


 


ÖDEME VE BAĞIŞLARINIZ İÇİN: TEB ŞUBE KODU:651 NO: 9639700 IBAN:TR530003200000000009639700 ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23